GAZİEMİR'DE RAMAZAN...
Ramazan'ın ilk Cuma'sı
Camiler doldu taştı!
İslam Dünyası'nın en kutsal ayı sayılan Ramazan ayı başladı. Dün akşam ilk teravih namazı kılındı. Sabaha karşı ilk sahur yapıldı ve oruç için niyetlenildi. Ramazan ayının ilk günü bu kez Cuma'ya denk gelince camiler yine doldu taştı.
Gaziemir Merkez Camii'nde kılınan ilk Cuma Namazı'na vatandaşları caminin avlusu yine almadı!
Ramazan Bayramı öncesi tadilattan geçirilen Merkez Camii işçiliği ve süslemeleriyle cemaatten tam not aldı.
Ramazan ayının ilk gününde Cuma vaizinde ve hutbesinde Ramazan ayının önemi ve paylaşma vurgusu işlendi.
Öte yandan Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu yayınladığı mesajda “İradeleri merhametle eğiten ve özgürleştiren oruç ibadetinin yerine getirildiği evrensel mesajını anlamak ve içselleştirmek üzere Kur`an-ı Kerim`in daha çok okunduğu, insani ve ahlaki erdemlerin daha güçlü bir şekilde hayata yansıdığı, sosyal yardımlaşmanın ve paylaşmanın arttığı, birlik ve beraberlik ruhunun canlandığı müstesna bir zaman dilimi olan ramazan ayına erişmenin hazzını yaşıyoruz.”dedi.
Bardakoğlu'nun Diyanet adlı dergide yer vediği mesaja şöyle devam etti;
Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin yaşandığı ramazan ayı; eskimez öğüt ve çağrısıyla her dönem insanlığı aydınlatan, rehberliğiyle insanlığı mutluluğa ve huzura götüren, taşıdığı değer ve anlamlar, getirdiği ahlak ve erdem ilkeleriyle daima taze ve yeni kalan Kur'an'ın indirildiği bir aydır.
Ramazan, İslam'ın rahmetle yoğrulmuş adaletini, bilgi ve hikmetle bütünleşmiş ahlakını bütün insanlığa gösteren Allah Rasulü'nün, “İnanarak ve karşılığını yalnız Allah'tan umarak ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları bağışlanır" müjdesinin gerçekleşeceği rahmet ve bağışlanma ayıdır.
Ramazan, dünyanın sayısız nimetleri içinde Allah'ın lütfuna mazhar olan insanın belli bir süre zarfında bunlardan kendini uzak tutarak, bir bakıma nimetin kadrini daha yakından bildiği, nimete ulaşamayan insanların halini anladığı ve paylaşmayı öğrendiği oruç ayıdır.
Baştan sona bir feyz, rahmet ve bereket mevsimi olan bu günlerde iradeleri güçlendiren oruç, cömertliği, ikramı ve paylaşmayı öğreten iftar, ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayan teravih, hayır ve bereketin ne olduğunu gösteren sahur, bütün bu yüksek değerlerin manevi dünyamızı kuşattığı Kadir Gecesi, akıl ve gönülleri manevi bir atmosferde zirveye taşıyan ve dinî duygunun kolektif olarak paylaşılmasını sağlayan hatim ve mukabeleler, toplumun sosyal yaralarını saran zekât ve fitreler, toplumun birlik ve beraberliğini pekiştiren bayram ile ramazan ayı, ferdi hayatta dindarlığın, sosyal hayatta dayanışma ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşanmasına ve Müslümanlar olarak arınma ve yenilenme bilincimizin tazelenmesine vesile olur.
Asırlardır din ile bağını koparmadan sürdüren ve onu hayatına rehber edinen milletimiz, ramazan ayının esenliğini, insanlığı mutluluğa erdiren manevi atmosferini nefislerinde, ailelerinde ve toplumlarında yaşamış ve yaşatmış, sevinçleri ve üzüntülerini birlikte paylaşmış, sofralarını ve gönüllerini muhtaçlara açmış, ramazan ayını sadece dinî değil, sosyal ve kültürel hayatları için de canlı bir dönem haline getirmişlerdir.
Fert ve toplum olarak merhamete, sevgi ve saygıya ve birbirimizi anlamaya muhtaç olduğumuz günümüzde, ramazan ayının insanların yalnız kendi dünyalarında, kendi hanelerinde, kendi sofralarında yaşadıkları bir neşe olarak kalmaması, güzelliklerin yoksullarla, yetimlerle, kimsesizlerle ve yüreği yaralı insanlarla paylaşıldığı bir ay olması dileğiyle ramazan ayınızı tebrik ediyor, ülkemiz ve bütün insanlık için hayırlar getirmesini Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.